High-end audio dünyasındaki felsefi karşılığı ise şudur: Dinlediğin şeyin bir ses sistemi (hoparlör, amfi, DAC) olduğunu unuttuğun, odadaki fiziksel gerçekliğin kaybolduğu ve seni doğrudan stüdyoya ya da konser salonuna ışınlayan o "büyülü illüzyon" anı. Cihazın, müziği gerçeklik algını değiştirecek kadar kusursuz aktardığını iddia eden iddialı bir slogandır.
Wavedream Reference’ın kalbinde, ses reprodüksiyonunda mutlak hassasiyet ve kusursuz rafinelik için geliştirilmiş tamamen özgün bir mimari yer alır. Cihazın ana kontrolü ve network yönetimi, Rockna’ya özel optimize edilmiş bir Linux işletim sistemi ve güçlü bir AMD/Zynq çipi tarafından yürütülür. Ses işleme yükü ise yazılımdan tamamen izole edilmiştir; sistemde yer alan dört adet bağımsız FPGA’in her biri, gerçek dengeli (balanced) dönüşüm sisteminin tek bir fazını yönetir. Yazılımsal gecikmeleri sıfırlayan bu adanmış donanım blokları, müziği en saf haliyle aslına sadık kılar.
Kusursuz ve rafine bir iç düzen elde etmek adına Wavedream Reference, dijital ön işlemci ve
network render birimleri için 10 katmanlı özel bir merkez anakart ile tasarlanmıştır. Bu mimari;
tamamen yeni ve adanmış ultra-düşük gürültülü bir güç kaynağı kartının yanı sıra, her kanal için
ikişer adet olacak şekilde simetrik yerleştirilmiş yeni dönüşüm kartlarıyla desteklenmiştir. Standart Wavedream modeline kıyasla, saat (clock) ve veri sinyal yolları maksimum düzeyde kısaltılmış, çok daha yüksek kaliteli kartlar arası konnektörler kullanılarak sinyal bütünlüğü zirveye taşınmıştır. Elektromanyetik etkileşimi tamamen sıfırlamak amacıyla, toroidal trafolar ve ön ekran gövde içinde özel bir bakır kafes ile izole edilmiş; D/A dönüşüm modüllerini takip eden analog çıkış katları ise sağ ve sol kartların arka yüzeyine gizlenmiştir.
Sıra dışı bir DAC üretmenin arkasındaki Rockna felsefesi, karma sinyal (mixed-signal) teknolojilerini, orijinal kaydın tüm mikro detaylarını eksiksiz koruyacak şekilde bir araya getirme sanatına dayanır. Sektördeki genel kanının aksine, bu başarının sırrı sadece dijital işlem gücü değil, yapbozun çok daha kritik bir parçası olan saat (clock) sistemidir. Dijital veriyi analog alana taşırken ses sahnesindeki o üç boyutlu gerçeklik hissini ve sıcak analog dokuyu var eden yegane unsur bu zamanlama hassasiyetidir. Standart DAC'ların büyük çoğunluğu, hazır çiplerin içine yerleştirilmiş maliyet odaklı ve sıradan ASRC (asenkron örnekleme oranı dönüştürücü) modüllerine güvenerek işin kolayına kaçar; bu durum ise seste kaçınılmaz bir dijitalleşmeye ve kalite kaybına yol açar.
Wavedream Reference ise bu ucuz çözümleri tamamen reddederek, kendi geliştirdiği ASRC
içermeyen, dünyanın en gelişmiş dijital PLL saat çözümlerinden birini kullanır. Bu sayede cihaz,
müziğe tıpkı kusursuz bir analog kaynak gibi doğal bir ritim ve akıcılık kazandırır. Rockna
mühendisliğinin odaklandığı bir diğer temel gerçek ise, dijital sinyallerin devre yollarında aslında çok yüksek hızlı analog dalgalar olarak seyahat ettiğidir. Soyut düzlemde sadece "1 ve 0"dan ibaret olan bu veriler; kablolarda ve konnektörlerde kırılmalara, yansımalara, sinyal sızıntılarına (crosstalk) ve faz gürültüsüne (jitter) maruz kalır. Rockna, analog sesin doğallığını baltalayabilecek bu yüksek frekans sorunlarını ortadan kaldırmak için ileri düzey radyo-frekansı (RF) tekniklerini mükemmelleştirmiş ve sinyal yolunu mutlak koruma altına almıştır.
Cihazın dahili FPGA mimarisi, gelen tüm dijital veriyi sabit bir 16x oranında yukarı-örnekler (up-sampling). Giriş sinyaline bağlı olarak DAC modülleri, dijital akışı donanımın en yüksek analog performansı için optimize edilmiş olan 768 kHz veya 705.6 kHz frekanslarında çözer. Bu doğrusal katlama işleminin arkasında, paralel çalışan birden fazla DSP bloğunun ürettiği çok ciddi bir işlem gücü yatar. Kapsamlı matematiksel simülasyonlar ve hassas dinleme testlerinin ardından Rockna, tamamen kendi üretimi olan tescilli bir Parks-McClellan yukarı-örnekleme filtresi geliştirmiştir. Sistem; Doğrusal (Linear), Minimum ve Hibrit (Hybrid) faz olmak üzere üç farklı varyasyon sunar. Çok yüksek sayıda filtre kat sayısı (taps) ile sıra dışı bir yalıtım performansı gösteren bu optimize filtreler, sinyal tepki süreleriyle birbirinden ayrışır: Doğrusal fazda sinyal çınlama enerjisi (Gibbs dalgalanması) darbeden önce ve sonra eşit dağılır; Minimum fazda tüm bu enerji darbe sonrasına aktarılır; Rockna'ya özel Hibrit faz filtresi ise her iki yapıyı birleştirerek darbe öncesi kırılmaları ve gürültüyü en düşük seviyede tutar.