ULTRA serisinin en yeni üyesi olan ULTRA.7, Albert Von Schweikert'ın hoparlör tasarımındaki temel
ilkelerinin en gelişmiş ifadesini barındırır: Olağanüstü bir alan rekreasyonu, sınırsız dinamikler, tam
faz uyumu (phase coherence) ve kaynağa mutlak sadakat.
95 dB civarındaki (mid-90s) yüksek elektriksel hassasiyeti ve sınırsız güç kaldırma kapasitesi,
ULTRA.7'nin orta güçteki lambalı tasarımlardan en yüksek güce sahip katı hal (solid-state) "kaslı"
amplifikatörlere kadar çok geniş bir yelpazeyle eşleşmesine olanak tanır. En büyük ve hacimli
odalarda tüm müzik türlerinde göz alıcı bir performans sergilerken, daha standart boyutlardaki
yaşam alanlarında kullanım için de rahatlıkla ölçeklenebilir. Odanın akustiğine göre kusursuz bir
ince ayar yapılabilmesi için her frekans bandına özel bağımsız seviye ve frekans kontrolleri sunar.
İsteğe bağlı Foundation Hibrit Bas Sistemi ise benzeri görülmemiş bir yerleşim esnekliği sağlayarak
performansı tüm müzikal spektrumda daha da optimize eder. Albert Von Schweikert’ın inovasyon ve
performans mirasına bir saygı duruşu niteliğindeki ULTRA.7, kendisinden iki kat daha büyük ve
maliyetli diğer "statement" sınıfı hoparlörleri geride bırakan bir müzikal deneyim sunar.
Foundation Hibrit Bas Sistemi, hoparlörün bas sürücülerini 800 watt'lık entegre bir dahili
amplifikatörle besler. Sıradan aktif DSP (Dijital Sinyal İşleme) tasarımlarının aksine, ses sinyali
tamamen analog crossover ağından geçer. Bu sayede, ister orta güçte bir lambalı ister yüksek güçte bir katı hal (solid-state) amplifikatör kullanın, ana amplifikatörünüzün kendine has tonal karakteri hiçbir kayba uğramaz; aynı zamanda odanızın akustiğine göre artırılmış bir dinamizm ve hassas bas kontrolü elde edersiniz.
Deneyimli müzikseverler, bir sistemin performansını sınırlayan en büyük etkenin dinleme odası
olduğunu iyi bilirler. Odadaki duran dalgalar (standing waves) ve düzensiz bas frekansları, hoparlör yerleşimini doğrudan kısıtlar. Bu sorunu hafifletmek için hoparlörleri odanın çok fazla içine konumlandırmak zorunda kalmak ise orta ve üst frekansların genel tonal dengesini bozar.
Foundation Hibrit Bas Sistemi, bu akustik zorlukları dijital sinyal işlemcilere (DSP) başvurmadan,
tamamen analog alanda çözer. Saf ses tutkunlarının zaman ve faz bozulmalarına yol açtığı için tercih etmediği dijital müdahaleler yerine, oda optimizasyonunu analog olarak gerçekleştirir. Böylece oparlörlerinizi odanızda hem estetik hem de sahneleme açısından en ideal noktaya yerleştirebilir, ana amplifikatörünüzün performansını etkilemeden bas tepkisini odanıza göremükemmel şekilde ayarlayabilirsiniz.
ULTRA.7 modeli, tamamen pasif bir yapıda veya isteğe bağlı bir üst seviye yükseltme olarak
Foundation Hibrit Bas Sistemi ile üretilebilmektedir.
Albert Von Schweikert tarafından 1994 yılında Cal Tech'teki laboratuvar ortaklarıyla birlikte geliştirilen Von Schweikert kabinleri, tescilli bir "üç katmanlı laminat" inşa tekniğiyle üretilmektedir. Diğer üreticilerin alüminyum ve ekstrüde kompozit levhalar kullanarak sergilediği tüm yenilikçi çabalara rağmen, bu üç katmanlı yöntem, rezonanssız kabin tasarımında küresel altın standart olmaya devam etmektedir.
Sessiz kabin tasarımımızın en dış katmanında reçine bazlı HDF (yüksek yoğunluklu fiber levha)
kullanılır. Orta katman, özel bir reçine bağlayıcı ile dış katmana yapıştırılmış sentetik taştan oluşur. En içteki son katman ise yoğun, dokuma bir sönümleme malzemesidir. Bu birleşimden doğan üç katmanlı kompozit yapı, yaklaşık 7.5 cm (üç inç) toplam kalınlığa ulaşır. Kabin montajı
tamamlandıktan sonra yerleştirilen iç iskelet ve destekler (internal bracing), kabinin farklı
bölgelerinde değişken sertlik seviyeleri oluşturur. Bu detaylı mühendislik süreçleri, farklı doğal kalite faktörlerini (Q) bir araya getirir; böylece istenmeyen enerjiyi verimli bir şekilde ısıya dönüştüren ortak bir rezonans sönümleme sistemi gibi çalışarak kabin titreşim kontrolünde ulaşılabilecek en kusursuz sonucu sunar.
Albert Von Schweikert’ın en erken dönem araştırmaları, hoparlörün arkasından yayılan ve
ayarlanabilir bir ambiyans yakalama sisteminin (ambiance retrieval system) geliştirilmesini sağladı. Bu sistem, kayıt esnasında kullanılan mikrofonların üst üste binen algılama paternlerini taklit ederek, "spaced omni" (aralıklı omni) olarak bilinen konser salonu kayıt yöntemine sadık, doğal bir alan ve derinlik hissi yaratır.
Stüdyolar farklı mikrofon türleri kullanarak kayıtlar yaptığında, her cihazın geri çalımı tonal farklılıklar gösterir ve değişken sahneleme paternleri oluşturur. Bu durum; kayıt ortamına, mikrofon yerleşimine ve her mikrofonun eksen dışı kutupsal tepkisine (off-axis polar response) bağlı olarak farklı bir mekan ve derinlik algısı doğurur. Geliştirdiğimiz arka ses sahnesi sistemi, kullanılan kayıttan, mikrofon türünden veya kayıt tekniğinden bağımsız olarak her zaman doğal bir ses sahnesi inşa eder. En önemlisi de bu sistem, geri çalım tepkisinin ses mühendisinin en başta hedeflediği ambiyansa tamamen sadık kalmasını sağlar.
İleri teknoloji malzemeler ile tescilli devre topolojisinin mükemmel birleşimi.
Orta Frekans ve Bas Sürücüler: Seramik Avantajı
Orta ve bas frekanslar için —ULTRA.nine, ULTRA.eleven ve SHOCKWAVE subwoofer serilerimizde bulunan aktif sub-bas sürücüleri hariç— Von Schweikert, Alman Accuton firması tarafından geliştirilen gelişmiş seramik konili sürücüleri tercih etmiştir.
Al2 O3 sert seramikten üretilen koniler, inanılmaz derecede hafif ve sert bir yapıyı, yüksek iç
sönümleme (internal damping) özelliğiyle bir arada sunar. Bu ileri teknoloji malzeme, mühendislik ekibimize yalnızca berilyum ve elmas gibi malzemeler tarafından aşılabilen benzersiz bir kütle/sertlik oranı sağlar; ki bu malzemeler de yapıları gereği genellikle sadece tweeter gibi küçük çaplı üst frekans sürücülerinde kullanılabilmektedir. Seramik sürücüler sayesinde, geleneksel sürücülere kıyasla çok daha üstün bir hız (impulse response), büyük ölçüde azaltılmış distorsiyon oranları, daha geniş bir bant genişliği ve kendi çalışma aralıklarında kusursuz bir doğrusallık (linearity) elde edilmektedir. Sektör profesyonelleri, VSA'yı bu olağanüstü sürücülerin kullanımı ve sisteme entegrasyonu konusunda en deneyimli ve en başarılı markalardan biri olarak kabul etmektedir.
Üst Frekans Üretimi: Saf Berilyum
En yüksek frekanslar için ise Danimarka mühendisliği ürünü olan en iyi berilyum kubbe tweeter'ları seçtik. Tercih ettiğimiz berilyum tweeter, son derece sert ve hafif yapısıyla yüksek güç kaldırma kapasitesine, olağanüstü detay üretimine ve kendi çalışma aralığında mükemmel bir dağılıma (dispersion) sahiptir. Pek çok müziksever berilyum tweeter'ları steril veya mekanik bir ses karakteriyle bağdaştırsa da, bu dikkat çekici sürücüye kendi tescilli crossover şebeke topolojimizi doğru şekilde uygulayarak bu algıyı tamamen tersine çeviriyoruz. Özetle, VSA berilyum tweeter'ı, fiyatından bağımsız olarak günümüz ticari hoparlör dünyasında bulunabilecek en rafine, en doğal ve en tatminkar üst frekans performanslarından birini sunar.
Von Schweikert dinleme deneyimine yakışır bir estetik ve zanaat.
Günümüzün ultra yüksek end hoparlörleri, akustik performansları kadar lüks malzemeleri,
tasarımları ve üretim kaliteleriyle de öne çıkarlar; bu da şüphesiz onlara sahip olma gururunu artıran unsurlardır. Von Schweikert’ın boya finişleri, ürettiğimiz enstrümanların duygusuna ve zarafetine kusursuz bir şekilde eşlik eden, tamamen el işçiliğine dayalı (bespoke) süreçlerdir.
Fabrikamızdan çıkan her bir hoparlörün finişinden ve göz alıcı görünümünden efsanevi usta Fausto Reyes sorumludur. Fausto ve ekibi, çok katmanlı parlak boya uygulamalarımızı gerçekleştirmek için tamamen el emeğiyle, büyük bir titizlikle çalışırlar. Renk seçimlerimizde genellikle lüks otomotiv dünyasından ilham alsak da Fausto’nun uygulama yöntemi çok daha sanatsaldır. Bunun sebebi, Von Schweikert ailesine katılmadan önce Fausto’nun Fender Gitar’ın özel üretim (custom shop) departmanını yönetmiş olmasıdır. Kendisi orada, Prince ve Aerosmith gibi dünyanın en ikonik müzisyenleri ve en seçkin koleksiyonerleri için kişiye özel gitarların boyama süreçlerini bizzat yönetmiştir. Bu zanaata saygı duyan ve özel boyalı bir model tercih eden müzikseverler, stüdyolarında veya evlerinde gerçek bir "Fausto" eserine sahip olduklarını gururla söyleyebilirler.
Bu sanata, neredeyse elli yıldır Kaliforniya'da Von Schweikert için kabin üreten ve aynı zanaat felsefesini koruyan ikinci nesil Amerikalı marangozlarımızın ustalığı eşlik etmektedir. Tüm ürünlerini gururla ABD'de tasarlayan ve üreten bir marka olarak, bir Von Schweikert hoparlör satın almanın Amerikan zanaatkarlığına, mirasına ve ileri teknolojisine yapılan gerçek bir yatırım olduğunu mübalağasız ifade edebiliriz.